
Baluken: Bingöl depreminde binaların yüzde 58'i hasar gördüyse can güvenliğimiz tehlikede
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, BDP Bingöl Milletvekili Dr. İdris Baluken’in “Bingöl’ün neden afet bölgesi ilan edilmedi?” yazılı soru önergesini cevaplayarak Bingöl’deki binaların yüzde 58’inin hasarlı olduğunu açıklamıştı.
Bingöl’ün 1972’den bu yana depremsellik açısından en fazla incelenen bölgelerden biri olduğunu söyleyen Bayraktar, 1 Mayıs 2003’te meydana gelen depremin ardından il genelinde hasarlı konut oranının yüzde 58 olduğunu açıkladı.
Bayraktar, hasarlı konutların ne kadarının yıkılıp yenilendiğine ilişkin net bir bilgi vermezken, depremin ardından 402 bin 735 metrekare alanda yıkım ve enkaz kaldırma çalışması yapıldığını, Bingöl ilinde köyler dahil olmak üzere 46 bin 557 konut ve işyerinin incelendiğini belirterek, hasarlı konut oranının yüzde 58’e denk düştüğünü bildirmişti.
Bingöl’ün neden afet bölgesi ilan edilmediğine ilişkin soruya ise afet bölgesi ilan etme yetkisinin hazırlanacak raporlar doğrultusunda Bakanlar Kurulu’na ait olduğu yanıtını vermişti.
AFET BÖLGESİ İLANI İÇİN KONUTLARIN YÜZDE 10’NUN HASAR GÖRMESİ YETERLİ
Bayraktarın yazılı soru önergesine verdiği cevaplarda; çok önemli yetersizlikler ve çelişkiler olduğunu söyleyen Baluken, şöyle konuştu:
“Bingöl’de 1 Mayıs 2003’te meydana gelen depremde köylerle beraber incelendiğinde 46.500 yapının hasarlı olduğu bu hasarlı yapı oranının yüzde 58’tekabül ettiği belirtilmiştir. Burada bir yerleşim yerinin doğal afet bölgesi ilan edilmesi için gerekli şartları kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Buna göre; ‘nüfusu 15000’den fazla yerleşim yerinde en az yüzde 10 binanın yıkılması, afet sebebiyle ölü ve yaralıların olması, yerleşim yerinin yol, su, elektrik, kanalizasyon sisteminin hasar görmesi afete maruz kalan bölge ilanı için gerekli olan kriterlerdir.’ Bu kriterleri baz aldığımızda yüzde 58 konut ve işyeri hasarlanan bir kentin afet bölgesi ilan edilmemesinin gerekçesini inandırıcı bulmuyoruz. Bir yerleşim alanının afete maruz bölge ilan edilmesinin ikamete yasaklanması anlamına geleceği bu nedenle olası yasağın halkımızın sosyal ve ekonomik durumunu ciddi boyutlarda olumsuz etkileyeceği gerekçesi bizce detaylandırılmaya muhtaç mevcut mağduriyeti örtbas etmeye yönelik yüzeysel bir açıklamadır. Kaldı ki afete uğramış veya uğrama riski olan bir bölgeyi sosyal ve ekonomik kayıp üzerinden gerekçelendirerek ikamete açık tutmak ise halkımızın can ve mal güvenliğini hiçe saymanın açık itirafıdır.”
“HALEN TEHLİKE ARZ EDEN YAPILAR VAR”
Baluken,”2003 yılından beri Bingöl’de çok etkin ve eksiksiz deprem çalışmalarının yapıldığı bakanlık tarafından belirtilmektedir. Bununla ilgili sadece Bingöl’de son günlerde basına da yansıyan yüzlerce öğrencimizin öğrenim gördüğü 100. Yıl ilköğretim okulunun halen büyük bir tehdit olarak tehlike arz etmesi bile bakanlığın bu iddiasının ne kadar gerçek olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”
“HALKIN YAPILAN KONUTLARIN BEDELİ ÖDEME GÜCÜ YOK”
2003 depreminden sonra yapılan konutların maliyetleri ile ilgili yapılan açıklamanın gerçeği yansıtmadığını dile getiren Baluluken konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bakanlık cevabında Bingöl’deki konutlar için ilk 2 yılı ödemesiz olmak üzere faizsiz olarak 20 yıl vade ile vatandaşın borçlandırıldığını belirtmektedir. Ancak tüm Bingöl halkı bilmektedir ki konutları yapan TOKİ bankalar aracılığı ile kendi alacağını tahsil etmiş bu vesileyle halkımızı bankalara yüksek gecikme faizleriyle borçlandırmıştır. Ülkemizin en yoksul kentleri arasında yer alan Bingöl’de yaşayan halkımızın devlete ya da bankalara avantaj sağlayan böylesi bir ödeme planını göğüsleyecek maddi gücü yoktur” dedi.
“UDSEP 2023 İÇERİĞİNİN BİNGÖL’ÜN HANGİ SORUNLARINI ÇÖZECEĞİNİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
“Bu konuyla ilgili süreci yakından takip ettiğimizi halkımızın bilmesini isteriz” diyen Baluken,”Özellikle bakanlığın bize vermiş olduğu cevapta Bingöl ilinin deprem ile ilgili planlamalarının Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem planı (UDSEP) 2023 kapsamında olduğu belirtilmiştir. UDSEP 2023 içeriğinin Bingöl ilimizin deprem ile ilgili yaşadığı sorunları hangi oranda çözüme kavuşturacağı tarafımızdan takip edilerek kamuoyu ve halkımız ile paylaşılacaktır” şeklinde konuştu.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|